| Soru: Guslü gerektiren hâller nelerdir? Cevap: Hayz veya lohusalık hâli bitince, yahut cünüp
olunca gusletmek farzdır.
Hayz bitince, cünüp de olursa, ikisi için bir gusletmek
yetişir. Kadın cünüp iken hayz görürse, isterse hemen gusleder, isterse hayz bitene
kadar bekler, sonra ikisi için bir defa gusleder.
Bir kimse, şu hâllerde cünüp olur:
1- Zevciyet muâmelesi. [Bu durumda meni akmasa da,
her ikisine de gusletmek farz olur.]
2- Rü'yâda ihtilâm olmak.
3- İstimnâ [mastürbasyon] guslü gerektirir.
4- Cünüp olup, idrar yapmadan guslettikten sonra
menînin geri kalan kısmı, şehvetsiz aksa, tekrar gusletmek gerekir.
Bunun için, gusülden önce idrara çıkıp, idrar yolunda
kalmış olan menî parçasını çıkardıktan sonra gusletmek lâzımdır.
5- Uyanıp, çamaşırında menî gören, ihtilâm
olduğunu hâtırlamasa da gusleder.
Cünüb neleri yapamaz
Soru: Cünüb olan neleri yapamaz?
Cevap: Cünüb olan kimse şunları yapamaz:
1- Namaz kılamaz.
2- Mushafa el süremez.
3- Kur'ân-ı kerîm okuyamaz.
4- Câmiye giremez.
5- Ka'be'yi tavâf edemez.
Guslü gerektirmeyen
hâller
Soru: Guslü gerektirmeyen hâller nelerdir?
Cevap: Halk arasında guslü gerektirdiği sanılan
ba'zı hâller, guslü gerektirmez. Bunlardan ba'zıları şunlardır:
1- Bir erkek, kendi hanımını veya başka bir
kadını yâhut bir erkeği çıplak görmekle, gusül gerekmez. Bir kadın, kendi
kocasını veya başka bir erkeği veya bir kadını çıplak görmekle gusül gerekmez.
2- Kadına dokunmakla, çıplak resme bakmakla veya
düşünmekle mezi gelse, fakat menî gelmese gusül gerekmez.
3- İdrar yaptıktan sonra gelen yapışkan prostat
sıvısı ve vedi guslü gerektirmez. Ağır birşey kaldırmak veya bir yerden düşmek
gibi sebeplerle menî çıkarsa, yine gusül gerekmez.
4- İhtilâm olduğunu hatırlayanın, menî
görmezse gusletmesi gerekmez.
5- Spiral guslü gerektirmez.
6- Kıl koparmak, etek tıraşı olmak, makattan
muayene olmak veya fitil kullanmak, guslü gerektirmez.
7- Kadınların ön ve arkadan muayene olması ve
fitil kullanması guslü gerektirmez. Doktora muayene olurken lezzet duyarsa gusleder.
Guslün farzları
Suâl: Guslün farzı kaçtır?
Cevap: Hanefîde guslün farzı üçtür:
1- Ağzı yıkamak. Buna Mazmaza denir.
Ağzın içinde iğne ucu kadar ıslanmadık yer kalırsa, dişlerin üzeri ve diş
çukuru ıslanmazsa gusül olmaz.
2- Burnu yıkamak. Buna istinşâk denir.
Burundaki kuru kirin altı yıkanmazsa gusül sahîh olmaz. Hanbelîde, mazmaza ve
istinşâk, abdest alırken de, gusülde de farzdır.
3- Bedenin her yerini yıkamak. Göbek içini,
bıyık, kaş ve sakalı ve altlarındaki derileri ve saçları yıkamak farzdır.
Tırnaklarda, dudak, göz kapağı veya vücûdun herhangi bir yerinde su geçirmeyen
maddeler, meselâ tırnakta oje bulunursa, gusül abdesti alınmış olmaz. Kadınlar,
örülü saçın diplerini ıslatınca, örgüyü çözmesi gerekmez. Saç dipleri
ıslanmazsa, örgüyü açmak gerekir. Örülmemiş saçların her tarafını yıkamak
farzdır. Kına, mürekkep gibi altına su geçiren boyalar gusle mâni olmaz.
Guslederken ıslandığını çok zannetmek yetişir.
Herhangi bir yerini yıkamayı unutup, namaz kılsa, sonra hâtırlasa, orasını
yıkayıp farzı tekrar kılar.
Sünnet üzere gusül
Soru: Guslün sünnetleri nelerdir?
Cevap: Abdestin ve guslün vâcibi yoktur. Guslün
sünnetlerinden bazıları şöyledir:
1- Elleri yıkamak.
2- Edep yerlerini yıkamak.
3- Bütün bedeni pislikten temizlemek.
4- Önce abdest almak.
5- Bütün bedeni, üç defa yıkamak.
6- Niyet etmek.
7- Önce başa, sonra sağ, sonra sol omuzdan üçer
defa su dökmek.
Gusül abdesti nasıl alınır?
Soru: Sünnet üzere nasıl gusledilir?
Cevap: Sünnet üzere gusül abdesti almak için,
önce, temiz olsa da, ellerini, avret yerini ve varsa bedenindeki necâseti yıkamalı,
sonra, tam bir abdest almalı, sonra bütün bedene üç defa su dökmelidir.
Önce üç defa başa, sonra sağ omuza, sonra sol omuza
dökmeli, her döküşte, o taraf tamamen ıslanmalıdır. Birinci dökmede ovmalıdır.
Gusülde suyu isrâf etmemelidir. Resûlullah
efendimiz yaklaşık 5 litre su ile guslederdi. Kir için yıkanınca fazla su kullanmak
israf olmaz. Önce gusledip sonra kir için yıkanılabilir.
Soru: Cünüb iken tırnak kesilir mi?
Cevap: Cünüb iken, kıl koparmak, saç ve tırnak
kesmek mekrûhtur. Hayzlınınki mekrûh olmaz.
Her Cum'a günü yıkanmak ve fazla kılları temizlemek
müstehabdır. Kılları ilâç (Rosma pudrası) veya jilet ile veya yolarak almak
câizdir. 15 günde bir tıraş edilebilir. 40 günden fazla, tıraş
etmemek tahrîmen mekrûhtur.
Kadınlara âit bilgiler
Soru: Hayz ve nifâs hakkında kâfi bilgi verir
misiniz?
Cevap: Beyazdan başka her renge Hayz kanı denir.
Hayz görmeye başlayan kız Bâliga olmuş olur. Kan görüldüğü andan, kesilene kadar
olan günlerin sayısına âdet zamanı denir.
Âdet zamanı en çok 10, en az 3 gündür. 10
günden sonra gelen kana istihâza kanı denir. Bu, hastalık kanıdır. Diğer üç
mezhebde hayzın en çoğu 15 gündür. Hayz kanı devamlı akmayabilir.
Hergün az miktar kan görülmesi, hayz hâlinin devam
ettiğini gösterir.
Temizlik müddeti
Soru: İki hayz arasındaki temizlik müddeti ne
kadardır?
Cevap: iki âdet arasında en az 15 gün
temizlik hâli olur. Kan, en az 15 günlük temizlikten sonra gelip 3 günden
önce kesildiğinde, namaz vaktinin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Sonra gusletmeden
yalnızca abdest alıp, o namazı kılar ve önce kılmadıklarını kazâ eder. O namazı
kıldıktan sonra kan yine gelirse, namaz kılmaz. Yine kesilirse vaktin sonuna doğru
abdest alıp, o namazı kılar ve kılmadıklarını kazâ eder. 3 gün tamam
oluncaya kadar böyle yapar.
Âdetin değişmesi
Soru: Âdetin değişmesi nasıl olur?
Cevap: Üç gün kan gelip, normal âdet süresinden
önce kesildiğinde, namaz vakti sonuna kadar bekler, kan görmezse gusledip, o namazı
kılar. Kılmadıklarını kazâ etmez. Normal âdet zamanı geçinceye kadar bekler.
Âdet zamanı belli olan kadın, bir defa başka sayıda
hayz kanı görse, âdeti değişmiş olur. Temiz gün sayısı da böyledir. Meselâ,
âdeti 5 gün, temizlik hâli 20 gün olan bir kadın, hayz hâlini 7 gün
görse âdeti değişmiş 7 gün olmuş olur.
Âdeti 7 gün olan kadının kanı, 8 gün
devam eder sonra kesilirse, âdeti 8 güne çıkmış olur. Fakat 11. gün
tekrar gelirse, 7 günden sonrası istihâza kanı olur. 7 günden sonraki
namazlarını kazâ eder. Normal âdeti 7 gün iken 5 günde kan kesilirse,
gusledip namazını kılar.
Âdetin başlayış ve bitiş vaktini bilmek çok
önemlidir. Meselâ, âdeti 5 gün olan kadının özrü, 10 günü 3
dakika aşmış olsa, âdet zamanı olan 5 günden sonra gelenler, istihâza kanı
olur. 10 gün geçmeden ya'nî 10 günden birkaç dakika önce kesilmiş
olursa, hepsi hayz olur. Bunun için her kadının, kendi hayz ve temizlik gün
sayısını ezberlemesi gerekir.
Özürlü olmak
Soru: Ramazanda hayzı kesilen kadın ne yapar?
Cevap: Ramazanda, sahurdan sonra, hayzdan veya
nifâstan kesilen, o gün yiyip içmez. Fakat, o günü kazâ eder. Hayz veya nifâs
gündüz başlarsa, o gün yiyip içer.
Hayz olmayıp istihâza kanı gelen kadın, idrarını
tutamıyan veya bir yerinden devamlı kan akan kimse gibi özürlü olur. Kan aksa
da, namazını kılar, orucunu tutar. Özürlü olduğu için, her namaz için, o
namazın vakti girince abdest alması lâzımdır. Fakat Mâlikî'yi taklîd ederse,
abdesti bozulmuş olmaz.
Hayz ve nifâsta yasaklar
Soru: Nifâs nedir?
Cevap: Lohusalık kanına nifâs kanı denir.
Nifâsın en çoğu 40 gündür. Daha sonra gelen kan istihâza kanıdır. Nifâsta
da âdet günü vardır.
Meselâ, nifâs âdeti ilk çocuğunda 25 gün ise,
bundan sonraki çocuğunda 25 gün olur. Âdeti değişmemişse âdeti 25 gün
olur demektir.
Soru: Hayz veya nifâs hâlinde olan kadınlar neler
yapamaz?
Cevap: Hayzlı veya nifâslı şunları yapamaz:
1- Namaz kılamaz.
2- Oruç tutamaz.
3- Kur'ân-ı kerîm okuyamaz. Hadîs-i Şerîfte, (Hayzlı,
cünüp olan, Kur'ândan birşey okuyamaz) buyuruldu.
4- Mushafa el süremez. Çünkü Kur'ân-ı
kerîmde, (Ona [Kur'ân-ı kerîme] temiz olanlardan başkası dokunamaz) buyuruluyor.
(Vâkıa 79) Peygamber efendimiz de, (Kur'âna ancak temiz olan dokunabilir) buyurdu.
5- Câmiye giremez. Hadîs-i Şerîfte, (Cünüp
ile hayzlıya mescide girmek helâl olmaz) buyuruldu.
6- Kâ'beyi tavâf edemez. Çünkü tavâfta
abdestli olmak lâzımdır.
7- Zevciyet muâmelesinde bulunamaz. (Bekâra 222)
Mâliki'yî taklîd
Soru: İdrar kaçıran, abdest tutmakta zorluk çekenler
Mâlikîyi taklîd etmeli midir?
Cevap: İdrâr kaçıranların, kanamalı yarası,
akıntısı olanların ve necâset temizlemekte zahmet çekenlerin, abdest tutmaları zor
olan yağlıların Mâlikî mezhebini taklîd etmeleri, iyi olur.
Mâlikî mezhebinde, makattan ve bedenden, cerâhat, sarı
su, kan çıkınca abdest bozulmaz. Abdesti bozanlar, meselâ; idrar hastalık ile
çıkarsa ve çıkmasına mâni, engel olunamazsa, hastanın abdestini bozmaz. İstibrâ
zamanı uzun süren veya sonraları damlayan, idrarını tutamyyan ve bir namaz vakti
devamlı akmadığı için Hanefîde özürlü olamıyanların da Mâlikî mezhebini
taklîd etmeleri iyi olur.
Soru: Mâlikî mezhebini taklîd eden, nelere dikkat
etmelidir?
Cevap: Mâlikî mezhebini taklîd eden Hanefî,
kendi mezhebine ilâveten Mâlikî mezhebinin farzlarına uyup müfsidlerinden kaçar.
Bunlar:
1- Gusülde niyet, müvâlât ve delk farzdır.
Gusülde, abdestte ve namaza başlarken niyette Mâlikî mezhebine uymaya niyet etmelidir.
[Müvâlât, uzuvları aralıksız yıkamaktır. Delk avuç ile veya başka
bir şey ile yıkanan yerleri hafif sıvazlamaktır.]
Gusülde saçları hilâllemek, ya'nî saçların arasına
iki el parmaklarını sokup tahlîl etmek farzdır. [Bu farz, saçı tarakla taramakla da
yerine gelir.]
2- Abdestte, niyet, müvâlât, delk, başın
tamamını meshetmek ve sık sakalı yıkamak farzdır.
a) Başı meshederken, başın kulak arkasındaki
kulağa kadar uzanan saçsız deri baştan sayıldığı için burası da meshedilir.
b) Kadın, saçları çok uzun olsa da, hepsini
mesheder.
c) El parmaklarının arasını hilâllemek
farzdır. Ayaklarınki müstehabdır.
3- Hanımına veya yabancı kadınlara [Cildine veya
saçlarına] şehvetle dokunan erkeğin, erkeklere şehvetle dokunan kadının abdesti
bozulur. Şehvetsiz dokunursa abdest bozulmaz. [Kendi ön edep yerine elinin içi ile
dokunan erkeğin abdesti bozulur, kadının abdesti bozulmaz.]
4- Teyemmüm, namaz vakti girdikten sonra yapılır.
5- Mestin üst ve altı tamamen meshedilir. Mesti,
ayağı yıkamak meşakkatinden dolayı giymek sahîh olmaz. Sünnete uymak veya soğuktan
korunmak gibi bir niyetle giymek lâzımdır.
6- Namazda her rek'atte Fâtiha okumak, iki secde
arasında oturmak, rükü'da, secdelerde tuma'ninet, ya'nî sakin durmak ve namaz sonunda
selâm vermek farzdır. [Cemâ'at imâm arkasında Fâtiha okumaz.]
7- Abdest aldıktan veya guslettikten sonra
Mâlikîyi taklîd için niyet etmediğini hatırlayan kimse, abdest veya gusülden sonra,
(Bu abdesti, bu guslü Mâlikîye göre aldım) demesi kâfidir. Abdesti ve guslü sahîh
olur.
Taklîd mezheb
değiştirmek değildir
Soru: Başka bir mezhebi taklîd mezheb değiştirmek mi
olur?
Cevap: Bir mezhebi taklîd demek, kendi mezhebinden
çıkıp, o mezhebe girmek demek değildir. O mezhebdeki taklîd ettiği mes'elenin
yalnız farzlarına ve müfsidlerine uyar. Sünnetlerine, mehrûhlarına uymaz.
Hanefîde sünnet olan bir şey, Mâlikî'de mekrûh olsa
da yapılır. Meselâ:
a) Hanefî mezhebinde, namaz kılarken, Fâtiha'dan
önce, E'ûzü Besmele çekmek sünnet, Mâlikî'de mekrûhtur. Mâlikî'yi taklîd eden,
E'ûzü Besmele okur.
b) 104 km veya daha fazla mesâfedeki seferde
giriş-çıkış günleri hâriç, 4 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden mukîm olur.
Namazlarını tam kılar.
Mâlikî'yi taklîd eden kadının muayyen hâli on günü
geçerse, meselâ 13 gün devam ederse, bu kadının temizlendikten sonra on günden
sonraki üç günü kazâ etmesi lâzımdır. |