| Soru: İstikbâl-i kıble ne demektir? Cevap: Namazı Kâ'beye karşı kılmak demektir.
Göz sinirlerinin çapraz istikâmeti arasındaki
açıklık, Kâ'beye rastlarsa, namaz sahîh olur. Bu açı yaklaşık olarak 45
derecedir.
Kıble, Kâ'benin binâsı değil, arsasıdır. Ya'nî
yerden Arş'a kadar, o boşluk kıbledir. Bunun için uçakta da, bu cihete doğru
kılınır.
Her yerin bir kıble istikâmeti vardır. O yerden bu
açı kadar o istikâmete dönülürse kıbleye dönülmüş olur.
Vâsıtada namaz kılmak
Soru: Vâsıtalarda namaz nasıl kılınır?
Cevap: Hastalık ve düşman, hırsız korkusu
veya yanlış bulmak ile, kıbleden ayrılmak câizdir. Yolcuların trende ve vapurda
kıbleye dönmeleri farzdır. Bu sebeple misâfir, vapurda ve trende, farz namaza,
kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koymalı. Vapur ve tren döndükçe,
kendisi kıbleye karşı dönmelidir. Yâhud başka birisi, sağa sola döndürmelidir.
Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur, tren, ev
gibidir. Hayvan gibi değildir.
Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye
dönemiyenlerin, farz namaz kılmaları câiz olmıyacağından, bunlar, yolda oldukları
müddetçe şâfi'î veya Mâlikî mezheblerinden birini taklîd ederek, öğle ile
ikindiyi ve akşam ile yatsıyı cem' edebilir, beraber kılabilirler.
Bunun için yola çıktıktan sonra, gündüz bir yerde
durduğu zaman, öğle vaktinde öğleyi kılınca, hemen ikindiyi de kılmalı, gece
durulduğu zaman, yatsı vaktinde akşamı ve sonra yatsıyı bir arada kılmalı ve bu
dört namaza niyet ederken (Şâfi'î veya Mâlikî mezhebini taklîd ederek edâ
ediyorum) diye niyet etmelidir.
Kıblenin tesbiti
Soru: Kıbleyi bilmiyen ne yapar?
Cevap: Ramazan-ı Şerîfin başlamasını
hesâbla, takvîm ile önceden anlamak câiz olmaz ise de, kıbleyi hesâb ile, kutup
yıldızı, pusula ile bulmak câizdir. Çünkü hesâb ve âlet ile, tamam bulunmasa da,
çok zan elde edilir. Kıble ve namaz vakitleri, fazla zan ile kabûl olur.
Mihrâb bulunmıyan, hesâb, yıldız gibi şeylerle de
anlaşılamıyan yerlerde, kıbleyi bilen, sâlih müslümanlara sormak lâzımdır.
Kâfire, fâsıka ve çocuklara sorulmaz.
Bir kimse, kıbleyi araştırır. Karâr verdiği cihete
doğru kılar. Sonradan, yanlış olduğunu anlarsa, namazı iâde etmez.
Kıble cihetini bilmiyen kimse, mihrâba bakmadan,
bilene sormadan, kendi araştırmadan kılarsa, kıbleye rastlamış olsa bile, namazı
kabûl olmaz. Fakat, rastlamış olduğunu, namazdan sonra öğrenirse kabûl olur. |