| Soru: Kaç vakit namaz farz
kılınmıştır? Cevap: Hergün beş
defa namaz kılınması emrolundu. Bu beş vakit namazın şartlarından biri de vaktin
girmiş olmasıdır.
Hadîs-i Şerîfte buyuruldu ki:
(Cebrâîl aleyhisselâm Kâ'be kapısı yanında iki
gün bana imâm oldu. İkimiz, fecir doğarken sabah namazını, güneş tepeden
ayrılırken öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyu kadar uzayınca ikindiyi, güneş
batarken [üst kenarı kaybolunca] akşamı ve şafak kararınca yatsıyı
kıldık. İkinci günü de, sabah namazını, hava aydınlanınca; öğleyi, herşeyin
gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı oruç
bozulduğu zaman, yatsıyı gecenin üçte biri olunca kıldık. Sonra, bana, "senin
ve geçmiş peygamberlerin namaz vakitleri budur. Ümmetin, beş vakit namazın herbirini,
bu kıldığımız iki vaktin arasında kılsınlar" dedi.)
Başlangıç ve bitiş vakitleri
Soru: Namazların başlangıç ve bitiş vakitleri
nasıldır?
Cevap: Beş vakit namazın başlangıç ve bitiş
vakitleri şöyledir:
Sabah namazının vakti: Fecrin doğmasından,
ya'nî doğuda beyazlık başlamasından itibâren başlar, güneş doğuncaya kadar devam
eder.
Öğle namazının vakti: Gölgeler kısalıp,
uzamaya başladığı zamandan itibâren başlar ve gölge bir misli veya iki misli
uzayıncaya kadar devam eder. Birinci kavil iki imâma, ya'nî İmâm-ı Ebû Yûsüf ile
İmâm-ı Muhammed'e göre, ikincisi ise, İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'ye göredir.
İkindi namazının vakti: Öğle vakti bitince
başlar, akşama kadar devam eder. Bu da:
1- İmâm-ı Ebû Yûsüf ve İmâm-ı Muhammed'e
göre, gölge kendisini meydana getiren cisim kadar uzarsa başlar ve güneş kayboluncaya
kadar devam eder.
2- İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'ye göre ise;
gölge kendisini meydana getiren cismin iki misli olunca başlar, güneş kayboluncaya
kadar devam eder.
Akşam namazının vakti: Güneş kaybolduktan
sonra başlayıp, kırmızılık kayboluncaya kadar devam eder.
Yatsı namazının vakti: Akşam namazı vaktinin
çıkmasından itibaren başlar, fecrin ağarmasına kadar devam eder. İmâm-ı a'zam
Ebû Hanîfe'ye göre, yatsının vakti, gökteki beyazlık kaybolunca başlar. Yatsı
namazını özürsüz, gece yarısından sonraya bırakmak mekrûhtur.
Müstehab vakitler
Soru: Beş vakit namazın kılınması en uygun olan
vakitler nedir?
Cevap: Sabah namazını, cemâ'atle kılmak için
her mevsimde ortalık aydınlanınca kılmak müstehabdır. Yalnız kılmak mecburiyetinde
kalanlar, sabah vakti girer girmez kılmalıdır!
Öğle namazını, cemâ'at ile yazın sıcakta
geç, kış günleri ise, erken kılmak müstehabdır.
İkindi namazını, vakit girer girmez kılmak
iyi olur.
Akşam namazını, her zaman erken kılmak
müstehabdır.
Yatsı namazını, Şer'î gecenin, ya'nî
gurûbdan, güneşin batışından fecre kadar olan zamanın, üçte biri oluncaya kadar
geç kılmak müstehabdır. Gecenin yarısından sonraya bırakmak tahrîmen mekrûhtur.
Bu geciktirmeler, hep cemâ'at ile kılanlar içindir.
Evinde yalnız kılan, her namazı vakti girer girmez kılmalıdır.
Mekrûh vakitler
Soru: Namaz kılması mekrûh olan vakitler
hangileridir?
Cevap: Namaz kılması tahrîmen mekrûh, ya'nî
harâm olan vakitler üçtür. Bu üç vakitte başlanan farzlar sahîh olmaz. Bu üç
vakit, güneş doğarken, batarken ve güneş tepede olduğu vakittir. Bu üç vakitte,
cenâze namazı, secde-i tilâvet ve secde-i sehiv de câiz değildir. Fakat, ikindi
namazını kılmamış ise, güneş batıncaya kadar da kılmak lâzımdır.
Yalnız nâfile kılmak mekrûh olan iki vakit vardır.
Sabah namazının farzını kıldıktan sonra, güneş doğuncaya kadar. İkindi farzını
kıldıktan sonra, akşama kadar. Akşamın farzından önce de nâfile kılmak
mekrûhtur.
Kutuplarda namaz
Soru: Namaz vakitlerinin ba'zılarının olmadığı
yerlerde, meselâ kutuplarda namaz nasıl kılınır?
Cevap: Her memleketin namaz vakti, o memleketin
Ekvatordan uzaklığı ve mevsimlere göre değişir:
67 dereceden geçen kuzey kutup dairesinin kuzeyinde
bulunan soğuk memleketlerde, güneşin meyli çok olduğu zamanlarda, şafak kaybolmadan
fecir başlar. Bunun için Baltık Denizinin kuzey ucunda, yazın gece olmayıp, yatsı ve
sabah namazlarının vakti başlamaz.
Hanefî mezhebinde vakit, namazın şartı değil,
sebebidir. Sebep bulunmazsa, namaz farz olmaz. Fakat ba'zı âlimlere göre ise, arz
dereceleri bunlara yakın olan yerlerdeki vakitlerinde kılmak farz olur. Ya'nî bu iki
namaz vaktinin başlamadığı zamanlarda, vakitlerinin başladığı en son günün
vakitlerinde kılmak iyi olur.
Namazı vaktinde kılmak
Soru: Bir namazı vaktinden önce kılmak câiz olur
mu?
Cevap: Bir namaz, vakti gelmeden önce meselâ
beş dakika önce kılınırsa, sahîh olmaz. Hem de, büyük günâh olur.
Namazın sahîh olması için, vaktinde kılmak lâzım
olduğu gibi, vaktinde kıldığını bilmek, şüphe etmemek de farzdır. Hadîs-i
Şerîfte, (Namaz vakitlerinin bir evveli vardır. Bir de sonu vardır) buyuruldu.
Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu
namaz sahîh, geçerli olmaz. Sadece ikindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahîh
olur.
Ba'zı mezheplerde ba'zı hâllerde namazlar, öğle ile
ikindi, akşam ile yatsı, cem' ya'nî birleştirilebiliyor. Hanefî mezhebinde, yalnız
Arafât meydanında ve Müzdelife'de hacıların iki namazı cem' etmeleri lâzımdır.
Başka mezhebi taklid
Hanbelî mezhebinde, yolculukta, hastalıkta, abdesti
bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, a'mâ ve yer altında
çalışan gibi, namaz vaktini anlamaktan âciz olanın ve canından, malından ve
nâmûsundan korkanın ve geçimine zarar gelecek olanın, iki namazı cem' etmeleri,
birlikte kılmaları câiz olur.
Namazı kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün
olmıyanların, bu namazlarını kazâya bırakmaları, Hanefî mezhebinde câiz
değildir.
Bunların, yalnız böyle günlerde, Hanbelî mezhebini
taklîd ederek, kılmaları câiz olur. Çünkü, Hanbelî mezhebinde, mukîm olan kimse
de sıkıntı olduğunda namazları birleştirebilir.
Farz ve müfsitler
Yolculukta meşakkat, sıkıntı olduğunda ise,
Hanefîler, Mâlikî veya Şâfiî mezhebini taklîd ederek namazları cem' edebilirler.
Çünkü Mâlikî'de ve Şafiî'de seferde cem' etmek câizdir.
Namazları birleştirerek kılarken öğleyi ikindiden
ve akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken, cem' etmeyi niyet etmek,
birinci namazı kıldıktan hemen sonra ikincisini kılmak ve taklîd ettiği mezhebin
abdest, gusül ve namazdaki farzlarına ve müfsidlerine uymak lâzımdır. |