| Soru: Necâsetten tahâret, temizlik
nedir? Cevap: Necâsetten temizlenmek
namazın şartlarındandır. Ya'nî namaz kılanın bedeninde, elbisesinde ve namaz
kılacağı yerde dirhem miktarından fazla necâseti, pisliği temizlemesi
gerekir. Dirhem, katı necâsetlerde yaklaşık 5 gr.dır. Akıcı, sıvı
necâsetlerde, açık el ayasındaki suyun yüzü genişliği kadar yüzeydir. Necâset,
dirhem miktaından az ise namaz sahîh, geçerli olur ise de, yıkamak sünnettir. Dirhem
miktarı bulunursa, tahrîmen mekrûh olur ve yıkamak vâcib olur. Dirhemden çok
ise, yıkamak farzdır. Necâset miktarı, bulaştığı zaman değil, namaza dururken
olan miktarıdır.
Temizleme şekilleri
Sıvı ve katı necâsetler, pislikler ancak yıkamakla
temizlenir. Meselâ, insan derisinde, elbisesinde, seccadede bulunan necâset, ancak
yıkamakla temizlenir.
Emici olmıyan, düz, parlak şeyler, meselâ cam, ayna,
bıçak, yağlı boyalı eşya, vernikli eşya üzerindeki katı veya akıcı her
necâset, el ile veya herhangi temiz şey ile silip, üç sıfatı, ya'nî renk, koku ve
tadı gidince temiz olur.
Soru: Necâsetin çeşitleri nelerdir?
Cevap: Necâset iki çeşittir:
1- Kaba necâset: İnsandan çıkınca abdeste
veya gusle sebep olan herşey, eti yenmiyen hayvanların eti, pisliği ve idrarı,
insanın ve bütün hayvanların kanı ve kümes ve yük hayvanlarının, davarın
necâsetleri kaba necâsettir.
2 - Hafîf necâset: Eti yenen dört ayaklı
hayvanların idrarı ve eti yenmiyen kuşların pisliği hafîf necâsettir. Hafîf olan
necâsetlerden, bir uzva ve elbisenin bir kısmına bulaşınca, bu kısmın veya uzvun
dörtte biri kadarı namaza zarar vermez. Güvercin, serçe ve benzerleri gibi eti yenen
kuşların pisliği temiz kabûl edilir.
Affedilen miktar
Sıvıya damlayınca necis yapmaları bakımından kaba
necâsetle hafîf necâset arasında fark yoktur.
İğne ucu kadar elbiseye sıçrayan idrar ve kan
damlaları ve sokakta sıçrayan çamurlar affedilmiştir. Çünkü bunlardan korunmak
güç olduğu için, zarûret kabûl edilmiştir. Necâsetin imbiklenmesi ile elde edilen
sıvı necistir. Çünkü, bunu kullanmakta zarûret yoktur.
Bunun için imbiklenerek elde edilen rakı ve ispirto
kaba necis olup içilmeleri de şarap gibi harâmdır. Zarûretsiz kullanılan kolonya,
ispirto ve tentürdiyod gibi alkollü ilâçlar, namaz kılarken, elbiseden ve deriden
yıkanıp temizlenmesi lâzımdır.
Elbisede necâset
Soru: Elbisede necâset bulaşan yer unutulsa ne
yapılır?
Cevap: Elbisesinin veya vücûdun bir yerine
necâset, pislik bulaşan kimse, bulaştığı yeri unutsa veya bulamasa, kuvvetle
zannettiği yerini yıkasa, temizlendi kabûl edilir. Namazdan sonra meydana çıksa,
namazı iâde etmez.
Yolda rastlanan bir suyun temiz olduğu iyi bilinir veya
temiz olduğu çok zan edilirse, bununla abdest alınır. Hattâ, su az ise, buna necâset
karıştığı iyi bilinmedikçe, bununla abdest alınır ve gusledilir. Böyle su varken
teyemmüm edilmez.
Çünkü, her suyun aslı temizdir, zan ile pis olmaz.
İbâdetler, fazla zan edilmekle, temiz ve doğru olur. Îmân, i'tikâd ise, çok zan ile
doğru olamaz, iyi bilinmekle doğru olur. Gayrı müslimlerden alınan elbise, halı ve
sâire temiz kabûl edilir. Ehl-i kitâbın kesmiş oldukları, aksi sâbit olmadıkça,
temiz kabûl edilir.
Yaş ayak ile necis yerde meselâ necis halı üzerinde
yürünse, yer kuru ise, ayaklar necis olmaz. Yer yaş olup ayaklar kuru ise, ayaklar
ıslanırsa, necis olur.
İstincâ
Soru: İstincâ nedir?
Cevap: Büyük ve küçük abdest bozduktan sonra
kalan pisliği temizlemeye istincâ denir. Gaz çıkınca temizlemek, ya'nî
tahâretlenmek lâzım değildir.
Muhterem, kıymetli şeylerle, meselâ ipek ile, zemzem
suyu ile, başka yerde kullanılabilecek kâğıt ile istincâ caiz değildir. Boş
kâğıda da saygı lâzımdır. Sadece bu iş için yapılmış tuvalet kâğıdı ile
istincâ câizdir. İslâm harfleri ile yazılmış hiçbir kâğıtla istincâ edilmez.
Kocası veya hanımı olmıyan ağır hastanın istincâ
yapması lâzım değildir. Fakat, kendine abdest aldırması lâzımdır. Önü ve
arkayı kıbleye dönerek ve ayakta abdest bozmak caiz değildir. Gusül edilen yere
idrâr yapmak uygun değildir.
İstibrânın önemi
Soru: İstibrâ nedir?
Erkeklerin küçük abdest bozduktan sonra, yürüyerek,
öksürerek idrâr yolunda damlalar bırakmamasına istibrâ denir. İstibrâ
yapmak vâcibdir. Kadınlar istibrâ yapmaz.
İstibrâdan sonra istincâ yapılır. Su ile
tahâretten sonra bez ile kurulanır. Her kadın, her zaman, (Kürsüf) denilen bez veya
pamuk kullanmalıdır.
İdrârdan sonra herkesten az veya çok idrâr
sızıntısı gelir. Bunun için idrâr damlası kalmadığına kanâat gelmeden abdest
almamalıdır. Çünkü bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de elbise kirlenir.
Çamaşıra avuç içinden az sızmışsa, sonradan aldığı abdestle kıldığı namaz
mekrûh olur. Çok sızmışsa, namaz sahîh olmaz.
Pamuk fitilin rahatlığı
İstibrâda güçlük çekenler, arpa kadar pamuğu
idrâr deliğine koymalıdır. Sızan idrârı pamuk emer. Hem abdest bozulmaz, hem de iç
çamaşır kirlenmez. Yalnız pamuk uzun olup ucunun dışarda kalmaması lâzımdır. Ucu
dışarda kalır ve idrâr ile ıslanırsa, abdest bozulur. Herhangi bir hastalık
sebebiyle abdest tutmakta güçlük çekenlerin, idrâr kaçıran yaşlıların Mâlikî
mezhebini taklîd etmeleri iyi olur. Çünkü Mâlikîde hastalık sebebiyle gelen idrar
abdesti bozmaz.
Soru: Tavuğu, kursağı çıkarılmadan kaynar suda
haşlamak câiz olur mu?
Cevap: Bir tavuk kesilip içi ve kursağı
çıkarılmadan, kaynar suda haşlansa, yemesi helâl olmaz. Kesip içi ve kursağı
çıkarılıp, içi yıkandıktan sonra haşlanırsa, tüylerine necâset bulaşmamış
ise, yemesi helâl olur.
Kaynamıyan sıcak suda bırakılan, içi
boşaltılmamış tavuğun yalnız derisi necis olur, yolunup, içi boşaltıldıktan
sonra, üç defa, soğuk su ile yıkanınca, her yeri temiz olur. İşkembe de, böyle
üç kere yıkamakla temiz olur. Yemesi câiz olur.
Yıkamada sayı
Soru: Necâseti yıkamakta bir sayı var mıdır?
Cevap: Kuruduktan sonra da görülen pislikler,
kan yıkanırsa kendisi ve eseri giderilince, o yer temiz olur. Yıkamakta belli bir sayı
yoktur. Bir defa yıkamakla da çıkarsa yeterlidir. Necâset giderilip de, eseri, ya'nî
renk ve koku kalırsa, zararı olmaz. Sıcak veya sabunlu su lâzım gelmez.
Görülmiyen necâset, meselâ kan ve idrâr bulağan
eşya, leğende, çamaşır makinesinde, ayrı sular ile, temizlendiği zan edilinceye
kadar yıkanır. Bir defa yıkamakla temizlenirse yeterlidir. Yıkarken, makinedeki su ve
diğer eşya, necis olmaz. Vesvese, şüphe edenlerin üç defa yıkaması ve hepsinde
sıkması lâzımdır. Herkesin, kendi kuvveti kadar sıkması kâfîdir.
Halının temizlenmesi
Çürük, ince veya büyük olduğu için sıkılmıyan
eşya, meselâ halı, deri gibi necâseti emen şeyler, her üç yıkayışta, kurutulur.
Ya'nî, su damlaması kesilinceye kadar beklenir. Necis yeri ıslak bezle silmekle temiz
olmaz. Meselâ, halının bir yeri necis olmuş ise, burası silinmekle temiz olmaz. Bunun
için halının tamamını da yıkamak gerekmez. Necis yerin altına leğen konulur.
Üsten su dökülerek leğene akıtIır. Su damlası kesilinceye kadar beklenir. Bu hâl
üç defa tekrarlanınca o yer temiz olur. Necâset bulaşmış testi, çanak ve bakır
gibi necâseti emmiyen kaplar yıkamakla temiz olur. (Ba'zı yerlerde kırklama ta'bîr
edilen kırk defa doldurulup boşaltmak gerekmez.) |