| Soru: Selâm nedir ve hükümleri
nelerdir? Cevap: İki müslümanın
karşılaştığı zaman, birbirine Selâmün aleyküm demesi ve sonra el ile
müsâfeha etmesi sünnettir.
Selâm, emniyet, huzûr, selâmet, sağlık, barış,
rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi ma'nâlara gelir. Selâm vermek, bir kimseye
yapılacak en güzel duâdır. Selâmın, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez,
selâmettesin) ma'nâsına da geldiği bildirilmiştir.
Selâm, selâmet üzere ol, müslüman olarak öl
ma'nâlarına da gelir. Güzel bir duâdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Birbirinize selâm veriniz! Birbirinize yiyecek
ikrâm ediniz! Akrabânızın haklarını gözetiniz! Gece, herkes uyurken namaz
kılınız! Bunları yaparak, selâmetle Cennete giriniz!)
(Allahü teâlâya yemîn ederim ki, mü'min olmadıkça
Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mü'min olamazsınız. Size bir amel
bildireyim, onunla birbirinizi seversiniz: Aranızda selâmı yayınız!)
(Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır:
Selâmına cevap vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, da'vetine gitmek ve
aksırıp elhamdülillah diyene, yerhamükellah diyerek cevap vermek.)
Selâmün aleyküm veya Esselâmü aleyküm diyerek
selâm verilir. Selâm aleyküm diyenlere ve başka sözlerle selâm verene cevap
vermek farz olmaz.
Selâmda sünnet şöyledir ki, önce büyük
küçüğe, hayvana veya vâsıtaya binmiş olan binmemiş olana, ayakta olan oturana, az
olan çok olana, efendi hizmetçisine, baba oğluna, ana kızına verir.
Rütbe ve ni'meti çok olan önce verir. Nitekim,
mi'râc gecesi, önce Allahü teâlâ selâm verdi. İki müslüman, birbirine aynı anda
selâm verirse, her ikisinin de, birbirine cevap vermesi farz olur.
Birbirinden sonra selâm verirlerse, ikincinin verdiği
selâm cevap yerine geçer. Çok kimseye selâm verildiği zaman, bir kişi, hattâ bir
çocuk cevap verince, ötekiler vermese de olur.
Selâm verene hemen cevap vermek farz-ı kifâyedir.
İşitenlerin cevâbı geciktirmesi harâmdır. Tevbe etmeleri lâzım olur. Kur'ân-ı
kerîmde de verilen selâmı ondan daha güzel bir selâm ile veya aynısı ile alınması
bildiriliyor. (Nisâ 86)
(Selâmün aleyküm) diyene ya aynı ile
karşılık vermeli ya'nî (ve aleyküm selâm) demeli, yâhut (ve aleyküm
selâm ve rahmetüllahi) demeli, veya (ve berekâtühü)yü de ilâve ederek
daha güzeli ile almalıdır!
Mektupla gelen selâmı okuyunca hemen Ve aleyküm
selâm demek farzdır. Birine selâm götürmeyi kabûl edenin, bu selâmı
götürmesi farzdır. Çünkü üzerine emânettir. Nikâhla alması ebedî harâm olan 18
kadına selâm vermek câizdir. Selâmlarına cevap vermek farz-ı kifâyedir.
Mahrem olmıyan ihtiyâr kadınlara selâm verilir.
Zarûret olduğu zamanlarda, şehvetten emîn ise, müsâfeha da edilir ya'nî eli
sıkılır. Günâh işliyenler, tevbe ederse, selâm verilir. Günâh işlerken mâni'
olmak niyeti ile selâm verilebilir.
Kâfirlere selâm verilmez. Onlar selâm verince,
yalnız (Ve aleyküm) denir. Kâfirlere, ancak iş düştüğü, ihtiyâç olduğu
vakit, selâm vermek ve müsâfeha etmek câiz olur. Hürmet için ise, câiz olmaz.
Kâfire hürmet küfürdür. Kâfire saygı göstermek için selâm veren kâfir olur.
Kâfiri ta'zîm eden, saygı gösteren, kâfir olur.
Evine girince, evdekilere selâm vermeli, evde kimse
yoksa, Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn demelidir! Çünkü
müslümanın evinde melekler bulunur. Onlara selâm verilmiş olur. Câmiye, mescide
girince de, Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn demelidir!
Zengine, zengin olduğu için selâm vermek câiz
değildir. Zengin önce selâm verirse, cevap verilmesi farz olur.
Selâm verirken ve selâm alırken eğilmek günâhtır.
Hadîs-i Şerîfte, (Karşılaştığınız zaman, birbirinize eğilmeyiniz,
kucaklaşmayınız!) buyuruldu. El ile selâm vermek günâhtır.
Parmak ile işâret ederek selâm vermek yahûdî
âdetidir. El ile selâm vermek de hıristiyan âdetidir. Müslüman böyle selâm
vermemelidir. Hadîs-i Şerifte, (Başkalarına benzeyenler bizden değildir.
Yahûdîlere ve hıristiyanlara benzemeyiniz! Yahûdîler parmakları ile işâret ederek,
hıristiyanlar elleri ile işâret ederek, mecûsîler de eğilerek selâm verir) buyuruldu.
Birini görünce kendi elini veya onun elini öpmek ve
eli göğüse koymak ve eğilmek ve yere kapanmak da mecûsî âdetidir.
Müslümanların, birbiri ile karşılaştığı zaman,
müsâfeha etmeleri sünnettir. Müsâfeha ederken günâhları dökülür. Müsâfeha,
iki kişinin, sağ elin avuç içlerini birbirine yapıştırıp, iki baş parmağın
yanlarını birbirine değdirmesidir. Şimdi moda olan, parmakları tutarak avucuna
koyarak yapılan tokalaşma, sünnete uygun değildir.
Sünnet olan ise, karşılaşınca, selâm
söyleşirken, sağ el dört parmak içlerini, çıplak olarak, karşısındakinin sağ
eli dışına baş parmağı tarafına yapıştırmaktır. Baş parmakta bulunan damardan
muhabbet yayılır. Müsâfeha ederken, birbirine muhabbet geçer. |