| Soru: Seferî kime denir? Bir kimse ne
zaman seferî olur? Cevap: Seferî
olana, yolcuya misâfir denir. 3 günlük yere gitmek niyeti ile yola çıkan kimse,
konakladığı bir yerden 3 günlük yola gitmeye niyet ederek ayrılırsa, gideceği
yolun iki tarafındaki evlerin hizâsından ayrılınca misâfir olur.
Niyet etmez ise, bütün dünyayı dolağsa bile,
misâfir olmaz. Düşmanı arayan askerlerin hâli böyledir. Fakat, geri dönüşte
misâfir olur.
İki günlük uzaklykta olan bir yere gitmeye niyet eden
kimse, yolda iken veya o yere varınca, iki günlük yere daha gitmeye niyet etse, o dört
günlük yere giderken misâfir olmaz.
Seferîliğin başlaması
Büyük şehirlerde kenar evler kalmamıştır. Bu
bakımdan kasabaya veya şehire yakın mezarlık, fabrika, okul ve kışla ve
kasabadakilerin harman yerleri, eğlence yerleri şehirden sayılır. Ya'nî, buralary
geçince seferîlik başlar.
İstanbul'da, Fâtih'ten otobüs ile sefere çıkan,
bugün için, Edirnekapı kabristânını geçince, Aksaray'dan çıkan, Topkapı
kabristânını, sâhil yolundan ise, Yedikule kapısını geçince, Üsküdar'dan
çıkan, Selimiye kışlası ile Karaca Ahmed kabristânı arasından geçince,
İstanbul'da Rumeli sâhilinde oturanlardan Anadolu'da 104 kilometreye gitmeye niyet
edenler, boğazın karşı sâhiline geçince seferî olurlar.
Seferilik mesâfesi
Soru: Üç günlük mesâfe ne kadardır?
Cevap: Âlimlerin çoğunluğu, üç günlük
yolu, 18 fersâh olarak bildirdiler. Bu da yaklaşık yüzdört [103,680] kilometre
olmaktadır. Sefer mesâfesinin, tam bu kadar kilometre olması şart değildir. Meşhûr
olan veya zann-ı gâlib ile anlaşılan mesâfe kâfîdir.
Mâlikide seferilik müddeti
Soru: Şâfiî ve Mâlikî'de sefer mesâfesi ve
müddeti ne kadardır?
Cevap: Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî'de, 80,640
kilometre mesâfeye gidip, giriş ve çıkış günleri hariç, 4 günden az kalan seferî
olur. 4 veya daha fazla gün kalan mukîm olur. Sefere çıkan kimse, sabah ezânları
okunurken bir şehire girse, o gün sayılmaz.
Ezânlar okunurken o şehirden çıksa çıktığı gün
de sayılmaz. 3 gün kalınca 3 sabah namazı kılar, bir girişte, bir de çıkışta
sabah namazı kılInmış olur ki, hepsi 5 sabah namazı eder. Demek ki, 3 sabah namazı
değil, en fazla 5 sabah namazı kılan bile seferî oluyor, mukîm olmuyor. Şer'î gün,
imsâk vakti girince başlar.
Süratli vâsıta ile gidilirse
Soru: Üç günlük yola süratli bir vâsıta ile
giden seferî olur mu?
Cevap: 3 günlük yola, sür'atli bir vâsyta
ile, meselâ trenle daha az zamanda giden de seferî olur. Keşfedilecek yeni bir vâsıta
ile, bir saniyede, bir ânda Amerika'ya giden de seferî olur. Kerâmetle bir ânda başka
ülkelere giden evliyâ da seferî olarak namazlarını kılar.
Bir yere 2 başka yoldan gidilse, biri kısa, öteki
uzun olsa, uzun yol, 3 günlük yürüyüş ise, bu yoldan her vâsıta ile giden seferî
olur.
Misâfirin namazı
Soru: Seferî olan, namazları nasıl kılar?
Cevap: Misâfir dört rek'atlık farzları, iki
rek'at olarak kılar. Üç rek'atları aynen kılar. Müekked sünnetler, gayrı müekked
sünnet hâline gelir. Misâfir zuhr-i âhiri iki rek'at olarak kılar.
Hanefî mezhebinde seferde, 4 rek'at olan farz
namazları 2 rek'at kılmak vâcibdir. 4 rek'at kılmak mekrûhtur, günâh olur. Hadîs-i
Şerîfte, (Seferde namazı tamam kılan, hazarda eksik kılan gibidir) buyuruldu.
Mâlikî'de, meşrû seferde 4 rek'at farzları 2
kılmak sünnet, Şâfiî'de, meşrû seferde, 2 veya 4 kılmak da câizdir. İki kılmak
evlâdır, iyidir. Hanbelî'de ise seferde 2 veya 4 kılmak Şâfiî'deki gibidir.
Seferî olanın, mukîm olan imâma uyması Hanefî'de,
edâ ederken câiz, Şâfiî'de hem edâ, hem kazâ ederken câiz, Mâlikî'de ikisinde de
mekrûhtur. Mest üzerine, üç gün üç gece mesh edebilir. Orucunu bozabilir. Kurban
kesmesi vâcib olmaz. Misâfir rahat ise, orucunu bozmamalıdır.
Seferde ezân ve ikâmet
Seferî olan, câmide veya evde yalnız veya cemâ'atle
namaz kılarken ezân okur. Çünkü câmide, okunan ezân, onun namazı için sayılmaz.
Misâfir farzı dört rek'at kılarsa, son iki rek'atı
nâfile olur. Emri dinlemediği için ve nâfilenin iftitâh tekbîrini ve farzın
selâmını terk ettiği için ve nâfileyi farz ile karıştırdığı için, günâh
olur. Tevbe etmezse Cehenneme gidebilir. Unutarak dört rek'at kılan kimse secde-i sehv
yapar.
Misâfir imama uymak
Misâfir olan imâm, yanılarak dört rek'at kılarsa,
buna uymuş olan mukîmin namazı fâsid olur. İkinci rek'atte oturmazsa, farzı kabûl
olmaz. Üçüncü rek'atin secdesini yapmadan, o şehirde 15 gün kalmaya niyet ederse, o
farzı dört rek'at kılması lâzım olur. Fakat, üçüncü rek'atin kıyâmını ve
rükü'unu tekrarlaması lâzım olur. Çünkü, bu ikisini nâfile olarak yapmıştı.
Nâfile olarak yapılan ibâdet farz yerine geçemez.
Misâfir sûreleri kısa okur. Tesbîhleri üçten az
yapmaz. Yolda iken, ya'nî sıkıntılı zamanynda, sabah namazından başka sünnetleri
terk edebilir. Sünnetleri özür ile terk etmek câizdir.
Seferde, yatsı namazını kerâhet vaktine bırakmak
câizdir.
Seferîliğe niyet
Soru: Sefer için niyete lüzûm var mıdır?
Cevap: Evet vardır. Sefere niyet olmıyarak
vatanından ayrılan kimse, dünyayı dolaşsa misâfir sayılmaz. Bir kimse 60 km.lik
mesâfeye gitmek için bir otobüse binse, otobüste uyuyup 150-200 km.lik mesafeye gitse
bile yine seferî olmaz. Çünkü buraya gelmeye niyet etmemiştir.
15 günden fazla kalmak niyetiyle Ankara'dan Fatih'e
giden kimse, Fatih'e gelince 15 günden fazla kalmamaya karar verse, 15 günden az kalmaya
karar verdiği andan itibaren seferî olur.
Seferî olduğundan şüphe eden, mukîmdir.
Namazlarını 4 rek'at olarak kılması lâzımdır. Tahmininde yanılsa bile kasten 4
kılmadığı için ma'zur sayılır. Fakat seferî değilken 2 kılarsa, kıldığı
namazları kazâ etmesi lâzım olur. İhtiyatlı hareket etmelidir.
Şoförlerin seferiliği
Soru: Vatan-ı aslîm Konya'dır. Vazîfe icâbı
Fatih'te oturuyorum. Fakat işyerim Fatih'ten 120 km. uzaklıktadır. Cumartesi pazar
hariç, her gün işime gidip akşama eve dönüyorum. Fatih'te ve işyerimin bulunduğu
yerde seferî sayılır mıyIm?
Cevap: Evet, hem işyerinde, hem de Fatih'te
seferîsiniz. Vaziyet hiç değişmezse ömür boyu hep seferî olursunuz. Fatih
vatan-ıaslîniz olursa, Fatih'te bulunduğunuz müddetçe seferî olmazsınız. Fatih'ten
çıkıp, işyerinden tekrar Fatih'e dönünceye kadar seferî olursunuz. şehirlerarası
şöförlük yapanların durumu da böyledir.
Soru: Seferde kazâya kalan namazı, mukîmken, kaç
rek'at olarak kılmak lâzımdır?
Cevap: Seferde kazâya kalan öğle, ikindi ve
yatsının farzları mukîm iken de yine 2 rek'at olarak kazâ edilir. Sabah, akşam ve
vitir aynen kazâ edilir.
Seferde mesh
Soru: Mestli kimse, abdestli olarak sefere çıksa, 3
günlük mesh müddeti ne zaman başlar?
Cevap: Seferde abdest bozulduğu anda başlar. 3
gün devam eder.
Soru: Namaz vaktinin sonunda sefere çıkan veya
vaktin sonunda vatanına gelen o vakitlerin namazlarını kılmamış ise kaç rek'at
kılar?
Cevap: Namaz vaktinin sonunda sefere çıkan, bu
namazı kılmamış ise, 2 rek'at kılar. Vaktin sonunda vatanına gelen, bu vaktin
namazını kılmamış ise, 4 kılar.
Yolcu, seferden dönerken, çıkarken misâfir olduğu
yere gelinceye kadar misâfir sayılır. Gelince mukîm olur.
Otobüste namaz
Soru: Otobüste namaz nasıl kılınır?
Cevap: Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve
otobüs gibi vâsıtalarda farzları oturarak kılması câiz değildir.
Ancak teyemmüm yapmak için lâzım olan özürlerle
câizdir.
Zarûrî özürlerden ba'zıları şunlardır:
Malın, canın, hayvanın tehlîkede olması, inince
hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyânın, malın çalınması, yırtıcı
hayvan, düşman, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya
hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlîkede kalması, indikten
sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler özür olur.
Böyle özürle vâsıta içinde îmâ ile namaz kılmak
câiz olur. Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek
namaz kılınır.
Bildirilen özürler yoksa oturarak vâsıtada namaz
kılınmaz. Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir.
Yâhut otobüsü durdurup namaz kılınır.
Durdurulamazsa inilip namaz kılındıktan sonra başka vâsıta ile gidilir.
İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda
durursan) diye pazarlık ederek binmelidir.
Bu da yapılamazsa diğer 3 mezhebden biri taklîd
edilerek iki namaz cem edilir.
Gemide namaz
Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki
imâma göre câiz değildir. Baş dönmesi özürdür.
Deniz ortasında demirli gemi, rüzgârla çok
sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz
namazları oturarak kılmak câiz olmaz.
Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak
ve gemi dönünce, kıbleye dönmek lâzımdır.
Seferî olan, vapurda ve trende, farz namazı kıbleye
karşı durup secde yerinin yanına pusula koymalı, vapur ve tren döndükçe, kendisi
kıbleye karşı dönmelidir.
Yâhut başka birisi, sağa sola dön demelidir. Namazda
göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur ve tren ev gibidir.
Hayvan gibi değildir veya ikindi vaktinde, akşam ile yatsıyı akşam veya yatsı
vaktinde kılabilmek için bir ihtiyâç hâsıl olması lâzımdır.
Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyâç hâsıl olmadan
takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir
ki, câiz olmaz.
Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını
ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.
Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye
dönemiyenin, farz namazları câiz olmaz.
Bunlar yolda seferî oldukları müddetçe Mâlikî veya
Şâfiî'yi taklîd ederek, iki namazı cem ederek kılabilir.
İki namazı birleştirmek
Soru: Seferî, seferde Şâfiî veya Mâlikî'yi
taklîd ederek iki namazı cem edebilir mi?
Cevap: Şâfiî veya Mâlikî'yi taklîd ederek
iki namazı takdim ve tehirle, ya'nî öğle ile ikindiyi öğle vaktinde veya ikindi
vaktinde, akşam ile yatsıyı akşam veya yatsı vaktinde kılabilmek için bir ihtiyâç
hâsıl olması lâzımdır.
Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyâç hâsıl olmadan
takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir
ki, câiz olmaz.
Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını
ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.
Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye
dönemiyenin, farz namazları câiz olmaz.
Bunlar yolda seferî oldukları müddetçe Mâlikî veya
Şâfiî'yi taklîd ederek, iki namazı cem ederek kılabilir.
Mekke'de seferilik
Soru: Bir kimse Mekke-i mükerremede veya başka
yerde niyet etmeden 15 günden fazla kalsa, seferî olur mu?
Cevap: Mekke-i mükerremeye giden, 15 veya daha
fazla gün kalmaya niyet ederse mukîm olur. 15 günden az kalmaya niyet ederse veya hiç
niyet etmeden aylarca kalsa misâfir olur.
Mekke, Minâ ve Arafât gibi başka başka yerlerde
toplam 15 gün kalmaya niyet eden de, mukîm olmaz.
Talebe, asker, işçi gibi emir altında bulunanlar,
kendi niyetleri ile değil, hocalarının, kumandanlarının, işverenlerinin emrine göre
hareket ederler.
Âmirleri 15 gün kalmaya niyet etse, bunlar emri
işitinceye kadar misâfir olurlar. Emri hiç işitmezlerse, kaç gün kalsalar hep
seferî olurlar.
Vatan çeşitleri
Soru: Kaç çeşit vatan vardır?
Cevap: İnsanın mukîm olduğu, yerleştiği
yere Vatan denir. 3 çeşit vatan vardır: 1- Vatan-ı aslî, 2- Vatan-ı
ikâmet, 3- Vatan-ı süknâ.
Vatan-ı aslî: insanın doğup büyüdüğü,
daha sonra evlendiği yerdir. Bundan sonra da hep kalmak niyetiyle yerleştiği yerdir.
Burayı da değiştirip temelli kalmak üzere başka yere göçebilir. O zaman
göçtüğü yer vatan-ı aslî olur. Vatan-ı aslîye giden kimse seferî olmaz.
İki yerde zevcesi olan, o şehirlerin herbirine
gidince, o yer, vatan-ı aslî olur. Oralarda mukîm olur. Üçüncü bir şehirde
evlense, hanımı da o şehirde kalsa, 3 tane vatan-ı aslîsi olur.
Zevcesi ölse, orada evleri, toprağı olsa bile, orası
vatan-ı aslî olmaktan çıkar. Evlenmediği bir yere gidip yerleşmeye niyet edince,
orası vatan-ı aslîsi olur.
Çocuğun vatanı
Bâlig bir çocuğun ana babasının bulunduğu yer,
doğduğu yer bile olsa, buradan ayrılıp başka yerde, çıkmamak üzere niyet edip
yerleşse veya evlense, orası vatan-ı aslîsi olur. Ana babasının yanına gidince,
yerleşmeye niyet etmedikçe, burası, çocuğun vatan-ı aslîsi olmaz. Onun vatan-ı
aslîsi, evlendiği veya son yerleştiği yerdir.
Bir köyde ikâmet eden bir kadın, şehirdeki doğum
evine giderek çocuğu olsa, çocuğun vatan-ı aslîsi, annesinin ikâmet ettiği
köydür. Çünkü orada büyüyecektir. Birkaç gün kaldığı yerde, ya'nî vatan-ı
süknâda doğmuş sayılmaz.
Vatan-ı ikâmet
Soru: Vatan-ı ikâmet ne demektir?
Cevap: Giriş-çıkış günlerinden başka 15
gün veya daha çok devamlı kalıp, sonra çıkmaya niyet edilen yere vatan-ı ikâmet
[geçici vatan] denir. Bir kimse, tahsil veya vazîfe için bir yerde yıllarca kalmaya ve
sonra buradan çıkmaya niyet ederse, burası vatan-ı ikâmet olur. Temelli yerleşseydi,
burası vatan-ı aslî olurdu
Bir yerde bu miktâr kalmaya niyet ederken, bu müddet
içinde, başka yere gidip kalmaya ve yine buraya dönmeye de niyet edilirse, burası
geçici vatan olmaz. Geceleri burada, gündüzleri başka yerde kalmaya niyet ederse,
burası vatan-ı ikâmet olur.
Vatanın değişmesi
Vatan-ı süknâ: İnsanın uğradığı yer
olup, 15 günden az kalmak için niyet edilen, yâhut bugün yarın çıkarım diyerek
uzun müddet oturulan yerdir. Misâfir, vatan-ı süknâda farzları hep iki rek'at
kılar.
Soru: Vatan-ı aslînin değişmesi nasıl olur?
Cevap: Vatan-ı aslî başka bir vatan-ı aslî
ile bozulur. Vatan-ı ikâmette veya vatan-ı süknâda bulunmak, vatan-ı aslînin
bozulmasına sebep olmaz. Sefere çıkmak da, vatan-ı aslîyi bozmaz. Meselâ bir kimse,
evlenip veya temelli kalmak üzere bir yere yerleşmedikçe, doğup büyüdüğü yer
vatan-ı aslî olmaktan çıkmaz. Evlenirse, eski vatan-ı aslîsi bozulur. Evlendiği yer
vatan-ı aslî olur. Başka bir yerde temelli kalmak üzere yerleşirse, bu sefer
evlendiği yer vatan-ı aslî olmaktan çıkar. Temelli yerleştiği yerden ayrılıp
başka bir yere temelli yerleşirse, önceki yerleştiği yer vatan-ı aslî olmaktan
çıkar. Meselâ:
Bir kimse, Haymana'da doğsa, vatan-ı aslîsi Haymana
olur. Bu kişi, Samsun'da evlense, Haymana vatan-ı aslî olmaktan çıkar ve vatan-ı
aslîsi Samsun olur. Daha sonra Fatih'te temelli yerleşmeye karar verirse, o zaman
vatan-ı aslîsi Fatih olur. Samsun vatan-ı aslî olmaktan çıkar. Vatan-ı aslîde bir
saat de kalınsa namazlar kısaltılmaz.
Vatan-ı ikâmetin bozulması
Soru: Vatan-ı ikâmet nasıl bozulur?
Cevap: Vatan-ı ikâmet üç şeyle bozulur:
1- Başka bir vatan-ı ikâmete gidince, sefer
niyeti ile çıkmamış olsa ve aralarındaki uzaklık üç günlük yoldan az olsa bile,
önceki vatan-ı ikâmet bozulur.
2- Vatan-ı aslîye gidince de bozulur. Bir
kimse, vatan-ı aslîsi olan Nevşehir'den Konya'ya bir ay kalmak niyetiyle gitse, sonra,
Karaman'a gidip evlense ve oraya yerleşse, Karaman vatan-ı aslî olur. Konya vatan-ı
ikâmet, Nevşehir de vatan-ı aslî olmaktan çıkar.
3- Sefere niyet ederek çıkmaktır. Ya'nî
vatan-ı ikâmetten 3 günlük yola gitmeye niyet ederek ayrılınca, burası vatan-ı
ikâmet olmaktan çıkar. Daha az yola niyet ile gidip gelseydi, vatan-ı ikâmeti
bozulmazdı. |